Binanın tadilatından bir kaç hafta geçti ve Selim ile ilişkim de herşey yolunda gidiyordu. Yavaşça ilişkimizde kendimi suçlu ve onu aldatıyormuş gibi hissetmekten ziyade daha rahat hissetmeye başlıyordum. Mutlu olup yeniden aşkı bulmayı seçmiştim ve o bu içten duygularımı hak ediyordu. Enerji dolu kişiliği bana da iyi bir şekilde yansıyordu ve bunun için minnettardım.
Diğer tarafta annem bu kararımda beni artık soruşturmayı bırakıp, destekleyerek bana mutluluklar dilemişti. Beni anlatabildiğinden daha çok seviyordu. Bunu biliyordum ve anlıyordum. Ama kendi kararlarımı vermem için beni bırakmayı öğrenmesi gerekiyordu artık.
Hakan amcam hep çok meşkuldü. Onunla pek vakit geçiremiyordum. Oteli çok başarılıydı ve odaları hep doluydu. Bahar ve yaz sezonunun düğün ve organizasyonları onu meşkul tutuyordu.
Bu sırada Nuran ile ben, okul için planlarımızı konuşarak uzun vakitler geçirmeye başlamıştık. Geçmişi ve deneyimleri Selim’in söylediği kadar etkileyiciydi. Her geçen gün birbirimiz hakkında yeni bir şey öğreniyorduk. Örneğin, kardeşlerinin en büyüğüymüş. Babasını kaybettikten sonrada para kazanıp ailesine bakma görevi ona kalmış. Bu da onu güçlü bir kadın yapmış. İşi için sürekli gezmiş ve çok bilgili kişilerle tanışmış.
Her ne kadar önceden hayatını beraber geçiriceği kişi bulamamış olsa da, Kenan ile ilişkileri ilerliyordu. Birbirlerini anlayabiliyolardı. Bu da beni biraz rahatsız ediyordu. Kenan’a karşı hala bir şeyler hissetiğim için değil, zamanı gelince bana yaptığı gibi onunda kabini kıracağını düşündüğüm içindi. Hayat dolu iyi bir insana benziyordu Nuran. Biraz bana eski halimi hatırlatıyordu. Her türlü maceraya karşı korkusuz…
Zaman çok çabuk geçiyor, Selim’in doğum günü yaklaşıyordu. Ajandam da tarihi, kırmızı bir daireyle işaretmiştim. Bir kutlama planlamam gerekiyordu. Mutlu günü kutlamak için bir çok fikrim vardı. Onu amcamın otelinde bir süprizle karşılayacaktım. Ailesi, arkadaşları ve iş arkadaşları İstanbul’a geldi. Nuran bu süprizi hazırlamam için çok yardımcı olmuştu. Bir çok ortak arkadaşları vardı. Bu da davetlileri çağırmayı daha çok kolaylaştırdı.
Selim, beraber yanlız yemeğe gidiceğimizi düşünüyordu. Otelin restorantına girdiğimizde tüm misafirler bir anda ortaya çıkıp ‘‘Süpriz!’’ diye bağırdı. Selim hiç böyle birşey beklemiyordu. Şaşkınlık içinde kalmıştı. Onu güzel bir şekilde kandırmıştım.
Açılış şarkısı ikimiz için çalıyordu. Cazibeli bakışları tüm gece beni izliyordu. Romantik müzik eşliğinde, romantik bir şekilde dans ediyorduk. İçinde saklayıp o güne kadar göstermediği seksi harekeleri vardı. Bu da yüzüme bir gülümseme getirdi.
Kısa bir süre sonra bize eşlik etmek için herkes dans alanına geldi. Kenan ve Nuran’da gelmişti. Birbirlerinin kollarında dans ederken çok mutluydular. Kendi ilişkimin tadını çıkarmak için onlara aldırmayıp, kafamı çevirdim.
İçki dolu tepsiler sürekli önümüzden, arkamızdan geçiyordu. Selim eski arkadaşları ve ailesiyle çok eğleniyordu. Bir an annemin arayışında etrafa baktım. Onu dışarıda şehrin ışıklarını seyrederken buldum. İyi olup olmadığını sormak için ona doğru gittim. Ama ona yaklaştığım da amcam ve Kenan’ın da yanında olduğunu fark ettim. Beni gördükleri an konuşmalarını kestiler. Yüz ifadeleri biraz gergin duruyordu.
‘‘Ne oluyor?’’ Merak ettim, anneme bakarak.
‘‘ Hiç birşey canım,’’ Gözünde düşmeye hazır bir yaşla gülümsemeye çalıştı.
‘‘Melek’in davası hakkında konuşuyorduk,’’ diye cevapladı Hakan amcam. Yüzü bir anda bem beyaz oldu.
‘‘Bilmeme gereken yeni bir gelişme var mı?’’
‘‘Hayır,’’ diye cevapladı Kenan, konuşmaya bir nokta koyarak. Çok garip davrandığını hissediyordum. Annem ve amcamın da... ‘‘Şimdi müsadenizle gidip Nuran’ı bulmam gerekiyor.’’ Bana bakarak gülümsedi ve sonra gitti.
‘‘Bende misafirlere gidip bakayım’’ dedi Hakan amcam.
‘‘Anne? İyimisin?’’
‘‘Evet, canım. İyiyim’’ gülümsedi. Ona doğru yaklaşıp ellerini tuttum, çok soğuktu elleri.
‘‘Ellerin donmuş.’’
‘‘Biraz esiyor burası hadi içeri girelim. Selim seni arıyordur. Neredeyse pastayı kesme zamanı geldi.’’ Mutlu gülümsemesi beni pek inandırmamıştı. Onu rahatsız eden bir şey olduğu çok belliydi. Bunu hissedebiliyordum ama böyle bir gece de bunun üstüne gitmek istemiyordum.
‘‘Tabi, gidelim.’’ Onunla her şeyin iyi olması umuduyla yeniden içeri girdik.
Selim’in doğum günü kutlamasının sıcak atmosferi içinde kırmızı halıdan aşağı doğru gelirken, ben de kendimi daha iyi hissetmeye başladım.
‘‘Mutlu Yıllar Selim!’’ diye heycanla bağırdım ve onu yanağından öptüm. O da mumlarını üfledi o sırada. Herkes bir anda alkışlamaya ve iyi dileklerini dile getirmeye başladı.
Benim hediyem ilk açılan oldu. Onun şık stiline uygun güzel bir saat, aynı zamanda bizi birbirimize kavuşturan, herşeyi değiştiren ve doğru zamanlamayı hatırlatacak olan küçük bir hediye. Herkese o gece oraya gedikeri için teşekkür etmesi ardından aile eve dostları bir yaş daha büyümüş adamı yeni yaşında tebrik etmek için etrafımızda toplandılar.
‘‘Herkese çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok şaştım hepinizi burada görünce.’’ Güldü herkes bir anda. ‘‘ Ve Bahar’a özel bir teşekkür. Tüm bunları yapan hayatımda ki değerli kadın.’’ Bana dönüp ellerimi tuttu. Herkes bize bakıyordu. ‘‘ Bu gece benim için kutlamalarla dolu fevkalade bir geceydi. Benim de senin için bir süprizim var. Ve şimdi ailen ve arkadaşlarında burada olduğuna göre artık söylemek istediklerimi ertelemenin bir anlamı yok.’’ Gülümsedi, gözlerimin içine bakarken. Zorla yutkundum, korku hissediyordum
‘‘Benim için bir süpriz mi? Ne süprizi?’’ Merak ettim. Herkes bana bakıyordu. Bu da içimde bir endişe uyandırdı.
‘‘Seni seviyorum Bahar, seni çok seviyorum. Düşündüğümden daha çok sevdim. Seni yarınım yokmuşcasına seviyorum.’’ Ellerim terlemeye başladı ve herkesin önünde bana olan aşkını böyle açıklaması beni rahatsız hissettirdi. Ama onu susturmanın güzel bir yolu yoktu.
‘‘Bahar? Benimle evlenirmisin?’’ Elinde bir yüzükle önümde duruyordu. Kalbim hızla atmaya başladı. Şaşkındım ve gözlerim yaşlarla doldu. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Sessizlik içinde durdum. Teklifinin tedirginlik dolu anı, beni hiç yeniden içinde olacağımı düşünmediğim bir ana geri götürmüştü. Üstümde büyük bir baskı hissederek derin bir nefes aldım ve cevapladım’’
‘‘Evet, Selim. Seninle evlenirim.’’ Beni kendine doğru çekerken, içimde büyük bir acıyla gülümsedim. Herkes yeniden alkışlamaya başladı. Kenan’a doğru baktım. O da tepkisiz bir halde bakıyordu. Belki o da benim kadar şaşırmıştı.
Doğum günü kutlaması kısa bir süreyle beklemediğim bir nişan kutlamasına dönüşmüştü. Her ne kadar o gece eve parmağımda bir yüzükle döneceğime mutlu olsam da, kalbimde bir şey eksikti. Teklifin özel anı ve süprizi, bana bakan gözler tarafından çalınmıştı. Selim’in romantik konuşması bana çok yoğun duygular hissetirmişti. Her kadının hayali beyaz atlı prensiyle tanışmaktır. Ama benim önceden bu yol da yürümüş olmam o heycanı benden çalmıştı.
‘‘Ne istediğine dikkat et’’ bizi uyaran çok doğru bir söylemdir; bizi şaşırtacak herhangi bir şeye kendimizi hazırlamamız için. Hiç beklemediğimiz bir anda bir yandan pusuya düşmek ve bir yandan da hazırlıksız yakalanmak, herşeyi bir yere bağlamayı zorlaştırır. İsteklerimizin varlığını ve gerçekleşme ihtimalini her zaman aklımızda tutmalıyız.
Çeviren: Maria Merve Amasyalı
We use cookies to analyze website traffic and optimize your website experience. By accepting our use of cookies, your data will be aggregated with all other user data.